Guardian, Suriye ile Lübnan arasındaki kaçakçılık faaliyetlerinin, Suriye’deki yönetim değişikliğiyle birlikte ağır darbe aldığını yazdı. On yıllardır silah, uyuşturucu ve yakıt transferlerinin kontrolsüzce sürdüğü sınır hattı, artık yeni yetkililerin uyguladığı sıkı tedbirlerle karşılaşıyor. Bu süreç, bölgede gerilimi tırmandırıyor ve ölümcül çatışmalara neden oluyor.
Kaçak Güzergâhlarda Değişim Başladı
Lübnan’ın doğusundaki Bekaa Vadisi, yıllardır Suriye’ye açılan gizli yollarla biliniyor. Dağların içinden geçen patikalar, yıllarca hem uyuşturucu hem de silah kaçakçılığına zemin hazırladı. Guardian’a konuşan bir kaçakçı, halen aktif kullanılan geçiş noktalarını göstererek, denetimlerin sıkılaşmasına rağmen geçişlerin sürdüğünü itiraf etti.
Yeni Sınır Politikaları Dengeleri Değiştiriyor
Geçmişte Beşar Esad rejimi, bu güzergâhlardan geçen yasa dışı ticaretin büyük kısmını göz yumarak yönlendirdi. Bu yapıdan hem rejim hem de Hizbullah kazanç sağladı. Hizbullah, İran’dan gelen silahları bu hatlar üzerinden taşırken, rejim de captagon üretim tesisleri üzerinden uyuşturucu ticareti yürüttü.
Ancak 8 Aralık’ta Esad’ın devrilmesiyle, Suriye’de yeni bir yönetim oluştu. Aynı dönemde Hizbullah’ın Lübnan’daki siyasi etkisinin azalması, her iki ülkenin yetkililerini sınır güvenliğini yeniden tesis etmeye zorladı. Bu değişim, yıllardır kurulu olan düzenin parçalanmasına yol açtı.
Çatışmalar Can Alıyor
Yeni dönemin ilk büyük çatışması 16 Mart’ta yaşandı. Üç Suriyeli asker, Lübnan topraklarında öldürüldü. Bu olayın ardından Suriye ordusu Qasr ve çevresine topçu saldırısı düzenledi. Karşılık veren Lübnanlı aşiretler ile ordu arasındaki çatışmada üç Suriyeli ve yedi Lübnanlı hayatını kaybetti. 52 kişi yaralandı. Taraflar ertesi gün ateşkes ilan etti ancak gerilim sürüyor.
Guardian, olaylar sonrası Suriye’nin Hizbullah’ı suçladığını, Hizbullah’ın ise suçlamaları reddettiğini yazdı. Yerel halk, olayın bir yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını söylüyor. Jaafar aşireti üyelerinden biri, Suriyeli askerlerin yanlışlıkla sınırı geçtiğini, bir çobanın korkuyla haber verdiğini ve olayın hızla çatışmaya dönüştüğünü anlattı.
Sınırda Silah Yığınağı Artıyor
Esad sonrası yaşanan boşluk, sınır bölgelerinde silahlanmayı artırdı. Suriye ordusu birçok noktayı terk ederken, geride silahlar bırakıldı. Bu silahlar Lübnan’daki aşiretlerin eline geçti. Hafif makineli tüfeklerden Kornet füzelerine kadar pek çok silahın artık kaçakçılar tarafından kullanıldığı ifade ediliyor.
Hizbullah Geri Planda, Aşiretler Ön Planda
Guardian’a konuşan yerel kaynaklara göre, bölgedeki halkın büyük kısmı Hizbullah’a yakın olsa da, son çatışmalarda örgütün doğrudan bir rolü olmadı. Mücadeleye katılanlar, bireysel olarak silahlanan aşiret üyeleri. Qasr kasabasının savunması, tamamen halkın inisiyatifiyle şekilleniyor.
Uyuşturucu Kaçakçılığına Darbe
Yönetim değişikliğiyle birlikte captagon üretim tesisleri kapatıldı. Eski rejimin desteklediği uyuşturucu ticareti sona erdi. HTŞ yönetimi, sınır kaçakçılığına vergi düzenlemesi getirerek hem gelir sağlamaya hem de kontrolü elinde tutmaya çalışıyor. Ancak uyuşturucu sevkiyatlarının tamamen durduğu bildiriliyor.
Yeni Dönem: Şiddet Döngüsüne Doğru
Yeni yönetimin sert tavrı, bölgede yeni bir düzen oluşturma çabasını ortaya koyuyor. Ancak yerel halk ve aşiretler, bu sert değişime kolay uyum sağlayamıyor. Guardian, bölgede bir şiddet ve intikam döngüsünün başladığına dikkat çekiyor. Ateşkes şimdilik sürse de, her iki taraf da tetikte.