Dünyada en yaygın görme kaybı nedenlerinden biri olan ve halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom, her yıl 8-14 Mart tarihleri arasında farkındalık etkinlikleriyle gündeme geliyor.
Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Atilla Şahin, glokom hastalığında erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurguladı. “Körlük başlayana kadar belirti vermeden sinsice ilerleyen göz tansiyonu, erken teşhis ve doktor-hasta işbirliğiyle kontrol altına alınabilir.” dedi.
Glokom Belirtileri Genellikle Geç Fark Ediliyor
Glokom hastalığı, göz içi basıncının yükselmesi sonucu görme sinirlerine zarar veren kronik bir hastalık. Ancak bu hastalık genellikle belirti vermeden ilerlediği için teşhis edilmesi zor olabiliyor.
Dr. Atilla Şahin, glokomun iki farklı türü olduğunu belirterek şu açıklamalarda bulundu:
- Açık açılı glokom: En sık rastlanan glokom türüdür. Ağrı yapmaz ve belirti göstermez. Görme kaybı ilerleyene kadar fark edilmez. Çoğu kez gözlük almak için doktora giden hastalarda tesadüfen teşhis edilir.
- Kapalı açılı glokom: Daha az görülmesine rağmen daha tehlikeli bir türdür. Hastada bulanık görme, gözde kızarıklık, şiddetli göz ve baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi belirtilerle ortaya çıkar.
Tedavi Edilmezse Körlüğe Yol Açabilir!
Glokom tedavi edilmediğinde geri dönüşü olmayan görme kaybına neden olabilir. Bu yüzden hastaların düzenli göz muayenesi yaptırması ve erken teşhisle tedaviye başlaması gerekiyor.
Dr. Şahin, glokomun yaşam kalitesini bozmayan bir hastalık haline dönüşebileceğini belirterek şu uyarıyı yaptı:
“Glokom, düzenli takip ve uygun tedaviyle kontrol altında tutulabilir. Ancak tedaviye geç kalındığında hastalık sinsice ilerler ve kalıcı görme kaybına neden olabilir.”
Göz tansiyonunun en yaygın tedavi yöntemleri arasında damla tedavisi, lazer uygulamaları ve cerrahi müdahaleler yer alıyor.
Kimler Glokom Riski Altında?
Glokom hastalığı, özellikle bazı risk gruplarında daha sık görülüyor. Yüksek risk grubundaki kişiler şunlardır:
✔ 40 yaş üstü bireyler
✔ Ailesinde glokom öyküsü bulunanlar
✔ Yüksek miyop veya hipermetrop hastaları
✔ Şeker hastalığı (diyabet) olanlar
✔ Göz travması geçirenler
✔ Uzun süre kortizonlu ilaç kullananlar
Bu gruptaki kişilerin düzenli göz muayenesi yaptırması, hastalığın erken teşhis edilmesini sağlayarak görme kaybını önleyebilir.