Sayın Bakan, İstanbul’da düzenlenen 9. Kamu-Özel Sektör İşbirliği Haftası’na katıldınız ve burada önemli açıklamalarda bulundunuz. Öncelikle, Türkiye’nin altyapı gelişim stratejisinin temel çözümü olarak Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) modelinin rolünü nasıl tanımlıyorsunuz?
Bakan Bolat: KÖİ, Türkiye’nin altyapı gelişim stratejisinin temeli haline gelmiş bir modeldir. Özellikle altyapı, sağlık, eğitim ve teknoloji gibi sektörlerde kamu mallarını ve hizmetlerini sürdürülebilir ve ölçeklenebilir şekilde sağlamakta çok etkili. Türkiye’nin hızla büyüyen bir ülke olması ve Avrupa ile Asya’nın kesişim noktasında yer alması, altyapıyı modernize etmeyi öncelik haline getirdi. Bu bağlamda, KÖİ modelinin önemli bir yer tuttuğunu söyleyebilirim.
Türkiye, son yıllarda altyapı projelerinde büyük bir ilerleme kaydetti. KÖİ modelinin bu süreçte nasıl bir etkisi oldu?
Bakan Bolat: Kesinlikle. Son 20 yılda Türkiye, üstyapı ve altyapısını modernize ederek birçok alanda büyük gelişmeler sağladı. Bu süreçte, KÖİ’ler önemli bir rol oynadı. Otoyol, demir yolları, köprüler, havaalanları gibi büyük projelerde, KÖİ modelini kullanarak büyük başarılar elde ettik. Örneğin, İstanbul Yeni Havalimanı, Avrasya Tüneli ve Çanakkale Köprüsü gibi projeler, bu model sayesinde hızla tamamlandı ve küresel lojistik ağlarını daha verimli hale getirdi.
Kamu ve özel sektörün işbirliğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu ortaklıkların avantajları nelerdir?
Bakan Bolat: Kamu ve özel sektörün güçlü yönlerini birleştirerek kaynakları çok daha verimli kullanabiliyoruz. Bu ortaklıklar, risklerin paylaşılmasını ve büyük projelerin başarıyla tamamlanmasını sağlıyor. Türkiye, büyük ulaşım ağları ve enerji projelerinde bu işbirliğinden faydalandı ve büyük kazançlar elde etti. KÖİ’lerin bu projelerdeki verimliliği, gerçekten çok önemli.
KÖİ’nin sadece ülke içindeki projelerde değil, yurt dışındaki projelerde de etkili olduğunu belirttiniz. Türkiye’nin küresel müteahhitlik deneyiminden bahseder misiniz?
Bakan Bolat: Türkiye, 1972 yılından bu yana 137 farklı ülkede 12 bin 500 projeyi başarıyla tamamladı. Yurt dışındaki projeler, Türkiye’nin müteahhitlik sektöründeki deneyimini pekiştirdi. Son 22 yılda, 137 ülkede toplamda 485 milyar dolarlık projeleri kazandık ve büyük çoğunluğunu tamamladık. KÖİ modelindeki deneyimimiz, firmalarımıza global anlamda büyük rekabet avantajı sağlıyor. Ayrıca, projelerin sadece inşaat aşamasında değil, operasyon aşamasında da yatırımcı olarak yer alarak ülkelerin kalkınmasına katkı sağlıyoruz.
KÖİ modeli sürdürülebilirlik açısından nasıl bir katkı sağlıyor?
Bakan Bolat: KÖİ modeli, daha az kaynakla daha fazla sonuç elde etmeyi hedefliyor. Bu model, kaynak verimliliğini artırarak çevresel sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği gibi kritik meselelerle mücadeleye katkı sağlıyor. Özel sektörün yatırım gücü ve teknik uzmanlığı, kamu sektörünün vizyonu ve desteğiyle birleşerek, bu alandaki yenilikçi çözümleri ölçekli bir şekilde uygulama kapasitesine sahip oluyor. KÖİ, sadece altyapı projelerinin değil, çevresel sorunlarla ilgili projelerin de başarılı şekilde yürütülmesine olanak tanıyor.
Sayın Bakan, KÖİ’nin uluslararası boyutunda nasıl bir işbirliği sağlanmakta?
Bakan Bolat: Türkiye olarak, yurt dışındaki ülkelerle KÖİ deneyimlerimizi paylaşmaya hazırız. Bu deneyimlerin dostane ilişkilerimizi daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Son olarak, PPP Centre of Excellence (PPPCOE) ile 3 farklı ülkede anlaşmalar imzaladık. Suudi Arabistan, Belarus ve İsviçre ile yaptığımız anlaşmalar, küresel işbirliklerini güçlendirecek ve bilgi paylaşımını artıracak.
Son olarak, gelecekte KÖİ modelinin Türkiye için nasıl bir yol haritası çizeceğini düşünüyorsunuz?
Bakan Bolat: KÖİ, Türkiye için önemli bir kalkınma stratejisi olmaya devam edecek. Hem kamu yararını hem de vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak büyük ve etkili projelere imza atıyoruz. Bu model, sürdürülebilirlik ve verimlilik öncelikli projelerin hayata geçmesini sağlayacak. Gelecekte, KÖİ’nin ülkemizin kalkınma hedeflerine ulaşmasında temel bir rol oynamaya devam edeceğine inanıyorum.